İhtiyati Haciz Teminat Miktarı Ne Kadar?

İhtiyatı Haciz Teminat Miktarı, alacaklının genellikle gerekli görülen durumlarda borçlu dahi dinlenmeden verilen ihtiyati haciz kararının talep edilebilmesi için istenmektedir. Alacaklı istenmiş olan ihtiyati haciz teminat bedelini mahkemenin veznesine yatırmadığı müddetçe kararın alınması olası değildir. Uygulamada istenen teminat miktarı genellikle alacak miktarının %15’i miktarındadır.

İhtiyati haciz teminatı karar icraya konulmuşsa belirli şartların varlığı durumunda geri alınabilmektedir. İcra takibi borçlu tarafında kesinleşmiş durumda ise bağlı bulunulan icra müdürlüğüne gidilerek icra takibinin kesinleştiğine dair derkenar alınmalıdır. Bu durumda ihtiyati haciz kesin duruma gelir. Derkenar icra müdürlüğünde onaylandıktan sonra ihtiyati haciz teminatının iadesi için dilekçe ve derkenar ile mahkemenin kalemine başvurulması gerekmektedir.

İhtiyati Haciz Kararının Uygulanması Nasıl İlerler?

Alacaklının, mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz kararının uygulanmasını yetkili icra dairesinden talep etmesi gerekir. İcra dairesi ise mahkeme kararı dahilinde borçluya ait taşınır, taşınmaz malları ve borçluya ait her ne varsa alacak tutarı dahilinde haczedebilir. Ancak alacaklı mahkeme tarafından verilen on günlük süre zarfında belirtilen yetkili icra müdürlüğüne talepte bulunmalıdır. Aksi takdirde ihtiyati haciz kararı re ’sen düşer ve uygulanması söz konusu değildir. İcra dairesince on günlük süre zarfı göz önüne alınmadan uygulamaya konulabilecek kararlar için borçlu kişi tarafından bu karar ve icra şikâyet edilmelidir. Çünkü verilen bu on günlük süre zarfını icra memurları re’ sen göz önünde bulundurmaları. Eğer icra memurları kanundan doğan bu sorumluluklarını yani on günlük süreyi göz önünde bulundurma sorumluluklarını yerine getirmezlerse borçlu kişi şikâyet yoluna başvurmalıdır. Borçlu kişi tarafından yapılacak olan bu yöndeki bir zamanaşımı süresi şikâyeti için herhangi bir süre sınırı da mevcut değildir.

Kararın fiiliyata geçirilmesi yani uygulanması bakımından yetkili olan icra dairesi, kararı vermiş olan mahkemenin yargı çerçevesi içerisinde bulunmakta olan icra dairesidir. İcra dairesinin bu konudaki yetkileri kesin yetkilerden olduğu için icra dairesinin kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Bir diğer önemli husus icra memurunun kararda gösterilen borçlu malvarlıkları ile bağlı olmasıdır. Yani kararda borçlunun üçüncü kişilerde bulunmakta olan alacakları üzerinde haciz uygulanmasından bahsedilmiyor ise icra memuru kendiliğinden bu alacakları icraya dahil edemez.

Alacak yabancı bir para biriminin borcu dahi olsa alacaklı tarafından bu alacağın Türk lirasına tekabül edecek şekilde Türk lirası olarak talepte bulunulması gerekir. Kararın uygulanması için gerekli bulunan masraflar alacaklı tarafından peşin olarak ödenir. İcra takibi başarı ile sonuçlanırsa bu masrafların büyük kısmı borçludan alınır.

Eğer borçlu, kararın fiiliyata geçirilmesinden evvel mevzu bahis borcu ve masrafları öderse karar düşer ve uygulanamaz. Ancak borçlu tarafından dikkat edilmesi gereken konu, eğer alacak açısından bir faizi veya masrafı ödenmezse alacaklı bu faiz ve masraflar açısından kararın uygulanmasını sağlayabilir.

İhtiyati Haciz Kararına İtiraz

İhtiyati haciz kararının verilmesi için alacaklı tarafından mahkeme içerisinde kararın verilmesi için gerekli sebepleri sunarak mahkemede kararın verilmesinin gerekli olduğuna dair bir kanaat oluşturması yeterlidir. Alacaklının söz konusu sebepleri kesin olarak ispat etmesi gerekmemektedir. Mahkeme tarafından ihtiyati haciz kararının verilmesi aşamasında borçlunun dinlenmesi mahkemenin inisiyatifindedir.  Dilerse mahkeme heyeti borçluyu dinlemeden de ihtiyati haciz kararı çıkarabilir. Ayrıca verilecek olan bu ihtiyati haciz kararı temyize de taşınamamaktadır. Söz konusu düzenlemeleri ve borçlunun içinde olduğu durumu da göz önüne almış olan kanun koyucu bu alanda borçluya bir itiraz hakkı vermiştir.

Söz konusu itiraza borçlunun başvurabilmesi için öncelikle ihtiyati haciz kararının borçlunun yokluğunda verilmiş olması gerekmektedir. Borçlu bu şartı sağladığı taktirde karara karşı üç farklı şekilde itiraz edebilir. Ayrıca mahkemenin yetkisine ve teminata da itiraz etmesi olağandır. Borçlu aşağıda bahsedilen üç sebepten birine dayanarak karara karşı itiraz edebilir:

-Yetkiye itiraz: İhtiyati haciz kararına karşı itiraz dilekçesinin yetkisiz olduğu öne sürülen mahkemeye yetkili mahkemede gösterilmelidir. Yedi gün süresi bulunmaktadır.

-Teminata itiraz: Alacaklının hiç veya yeterli olacak teminatı gösterememesi sebebi ile itiraz edilir. Bu itiraz sonucu mahkeme heyeti borçluyu haklı bulursa ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik karar verebilir. İhtiyati tedbir kararını kaldırmak yerine teminat miktarını değiştirerek kararın devam etmesine de hükmedebilir.

Son olarak ise sebeplere itirazda borçlu borcun rehinle teminat altında olduğunu, borcun vadesinin gelmediğini, istisnaların söz konusu olmadığınız yahut aynı borcun ödenmesine rağmen ikinci kez ihtiyati haciz kararı verildiği gibi sebepleri öne sürerek itiraz edebilir. Mahkeme heyetince itiraz kararı kabul edilirse borçlu icra müdürlüğünden ihtiyati haczin kaldırılmasını talep eder.

İhtiyati Hacizli Mal Satılabilir Mi?

İcrai hacizlerde olduğu gibi ihtiyati hacizde de haciz satışı engellemez. Ancak satışla beraber haciz düşmez. Gayrimenkulün yeni alıcısı haczi kabul etmiş sayılır ve borcun ödenmemesi halinde gayrimenkul icra yolu ile satışa çıkarılır.

İhtiyati Haczin Haksız Olarak Uygulanması Durumunda Tazminat İstemi İçin Gerekli Şartlar

Alacaklının kararı haksız olarak aldığının anlaşılmasının ardından borçlu veya üçüncü kişi haksız ihtiyati haciz sonucu uğramış olduğu zararın tazminini isteyebilir. Bunun için tazminat davası açılması gereklidir.

Bu sebebe dayanarak tazminat davasının açılabilmesi için gerekli birtakım şartların oluşması gerekir. İlk olarak borçlu yahut üçüncü kişinin mallarına kararın uygulanmış durumda olması şartı aranmaktadır. İkinci şart olarak ise söz konusu kararın haksız olarak uygulanması gereklidir.

Tazminat davası genel mahkemelerde görülür ve görevli mahkeme ise genel hükümlere göre belirlenir. Kararı veren mahkemede de tazminat davası açılabilir.

Zamanaşımı süresi ise ihtiyati haczin kaldırıldığı veya hükümsüz kaldığı tarih itibari ile iki yıldır.

Konuyla ilgili Yargıtay kararları:

1-“İİK’nın 268/1. maddesi uyarınca ihtiyaten haczedilen mallar kesin hacze dönüşmeden, başka bir alacaklı tarafından haczedilirse ihtiyati haczi sahibinin İİK’nın 100. maddesi şartlarında resen ve muvakkaten iştirak edeceği, yine İİK’nın 138. maddesi uyarınca muvakkat hacizler için ayrılmış hisseler vaziyet anlaşılıncaya kadar sağlam bir bankaya, banka bulunmayan yerlerde mahkeme veya icra sandıklarına yatırılır şeklinde düzenleme getirildiği, bu durumda davalı tarafın dosyasındaki ihtiyati haciz alacağının İİK’nın 268. maddesi yollaması ile İİK’nın 100. maddesi uyarınca kendiliğinden hacze iştirak edeceği, ihtiyati haciz takipleri bakımından İİK’nın 138/4. maddesi uyarınca hisse ayrılması gerektiği gerekçesiyle şikayetin reddine dair verilen karar şikayetçi vekilinin istinaf talebi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı şikayetçi vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre şikayetçi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle şikayetçi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA…”

 

2-“ davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesince davacı talebi ihtiyati haciz olarak nitelendirilerek, davanın tespit davası olduğu, dava konusu yapılmayan alacak hakkında ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği gerekçesiyle davacının tedbire yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilince, Bölge Adliye Mahkemesi’nin tedbire yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hüküm kısmı temyiz edilmiş olup, 6100 sayılı HMK’nın 362/1-f bendi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizi kabil bulunmadığından, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, 11/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

Ayrıca ihtiyati haciz ile ilgili diğer makalemize de göz atabilirsiniz.

ekin hukuk ihtiyati haciz 780x470 2