İcra Mahkemesi Kararlarının Niteliği Nedir?

İcra mahkemesi kararlarının niteliği nedir? İcra mahkemelerinin kuruluş gayesi, iflas ve icra hukuku çerçevesinde icra organları tarafından yürütülen cebri icra yetkilerinin kanuna ve hukuka uygunluğu denetlemektir. İcra mahkemeleri icra dairelerinin işlemlerini incelemek, kendilerine yapılacak olan itiraz ve şikayetlere ilişkin birtakım uyuşmazlıkları çözüme bağlamaktadır. Takip hukuku çerçevesinde icra mahkemelerinin seri yargılama yapması gerekliliğinden dolayı genel mahkemelere kıyasla yargılama yetkisi kısıtlıdır. Bununla beraber çoğu zaman da yalnızca yazılı belge üzerinden bir inceleme yapmaktadır.

 

İcra mahkemelerinin yargılama konularını takip hukuku çerçevesi üzerinde ortaya çıkan birtakım uyuşmazlıkları seri bir şekilde sonuca bağlamaktır. İşte bu sebeple, icra mahkemelerinin takip hukuku çerçevesi içinde vermiş olduğu kararların genel mahkemeler tarafından kural bakımında kesin bir hüküm teşkil etmemektedir. İcra mahkemelerinin kararlarının nitelikleri genel olarak incelenip, araştırıldığı zaman bu şekildedir.

 

İcra Mahkemesinde Yargılama Usulü

İcra mahkemesinde uygulanacak yargılama usulü HUMK. md. 507-511 aralığında düzenlenmiş vaziyette olan basit bir yargılama usulüdür. İcra mahkemeleri genel olarak iflas ve icra takibi esnasında doğan uyuşmazlıkları biçimsel ve sınırlı olarak karar bağlamaya ve incelemeye yetkilidir.

 

Genel mahkemeler gibi geniş tarzda bir yetkili mahkeme değildir. Bu mahkemeler içerisinde kural olarak tanıklar dinlenmez, bilirkişinin incelemesine başvurulamaz ve yemin teklif edilemez. Mahkemelerin bu sınırlandırılmış yetkilerinden dolayı icra mahkemelerinin takip hukukuna ilişkin bazı kararları kural olarak maddi anlam bakımından kesin hüküm teşkil etmez. Mahkemelerin talep hukukuna ait olan kararları yalnızca o yürütülmekte olan takip konusu açısından tarafları bağlamaktadır. Bununla beraber yalnızca takip hukuku anlamında bir kesin hüküm teşkil eder. Bunun sonucu olarak da icra mahkemeleri tarafından verilecek olan kararlar daha sonrasında genel mahkemelerde dava konusu olarak yapılabilir. Ancak İcra mahkemeleri önünde yeniden yargılama konusu yapılamaz.

 

Örnek vermek gerekirse; icra mahkemeleri ödeme emirlerine itirazın kesin bir şekilde kaldırılmasına karar verebilir. Bunun anlamı borçlu kişinin aleyhine icra takiplerine devam edebilir. Borçlunun da gerçekten o kadar borçla yükümlü oldukları kararı çıkmaz.

 

İcra Mahkemelerinin Kararlarının Kesin Bir Hüküm Teşkil Etmesi

Medeni usul hususunda kesin hüküm, herhangi bir yargısal kararından verilmesinden hemen sonra, aynı konu aynı taraflar ve aynı dava nedenine dayanır. Bu yeniden dava açılamayacağına da ilişkin bir özelliktir. İcra mahkemelerinin şeklin manada kesinleşen kararları maddi olarak kesin bir hüküm teşkil etmez. İcra mahkemelerinin sınırlı bir yargılama yetkisi olduğundan dolayı da vermiş olduğunu kararların etkisi yalnızca o takip bakımından etkili olmaktadır.

 

İcra mahkemeleri tarafından verilecek olan ve şeklin mana olarak kesin arz eden bazı kararlar icra takip zaviyesinden ve aynı takip adına kesin bir hüküm teşkil etmektedir. Yeni bir takip mevzuunun mahkemelere intikalinde ve yeni bir takipte ise herhangi bir bağlayıcılık kuvvetine de haiz değildirler.

Örnek vermek gerekirse, alacak çok daha öncesinde ilamlı icra takibi yapmışsa, icra mahkemeleri itirazın kaldırılması taleplerini reddetmiş olabilir. Bundan sonra aynı borçlu kişiye karşı da yeni bir ilamsız takip yapılmışsa, borçlu bu takipte, önceki takipte verilen itirazın kaldırılması talebinin de yeniden reddini sağlayabilir.